{"title":"TEFSİRİ MEVAKİB","description":"","products":[{"product_id":"tefsiri-mevakib-kurani-kerimin-meal-tefsiri-lila","title":"Tefsiri Mevakib | Kuranı Kerimin Meal Tefsiri | Purple","description":"\u003cp\u003e \u003cspan style=\"font-size: 12pt; font-weight: bold;\"\u003eTEFSİR-İ MEVAKİB | KUR'ÂN-I KERİM 'İN MEAL TEFSİRİ\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eAsli olduğu gibi muhafaza edilen tek mukaddes kitap: Kur'ân-ı Kerim\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003eKur'ân'ı Kerim indiği donemden günümüze kadar gençliğini ve tazeliğini muhafaza etmiştir. Çünkü o, İlâhî koruma altındadır. Peygamber'den (sav) sorarak öğrenmişler, daha sonra gelenler sahabeden, sonradan gelenler sahabeden öğrenenlerden öğrenmişler ve anlamaya çal ışmışlardır. You can also have a look at the birikimi ve geleneği günümüze aktarılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eKur'ân, mü'minler için rehber ve rahmettir.\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e Müslüman hayatın anlam ve amacını Kur'ân'dan öğrenmekte, söz ve eylemlerini de onun rehberliğinde şekillendirmektedir. Bunun için onun doğru bir şekilde anlaşılması gerekmektedir. Yüce Allah'ın kelami olan Kur'ân'ı, O'nun muradına uygun bir şekilde yorumlamaya çalışan tefsir ilmi de bu ihtiyacı karşılamayı amaçlamaktadır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eTefsir-Meal ilmi ve Tefsîr-i Mevâkib\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003eOsmanlı dönemi medreselerinde üzerinde önemle durularak öğretilen ilimlerin başında tefsir ilmi gelmektedir. Tefsir ilmine gösterilen bu özel ilginin neticesinde o dönemde çok sayıda müfessir yetişmiş ve birçok tefsir çalışması yapılmıştır. Tefsîr-i Mevâkib, İsmâil Ferruh Efendi (v. 1840) tarafından, Horasanlı müfessir, mutasavvıf ve şair Hüseyin Vâiz Kâşifî'nin (v. 910\/1504-1505) Mevâhib-i ʿAliyye adlı Farsça tefsirine, kısmî ilaveler and kısaltmalar yapmak suretiyle tercüme ettiği bir tefsir-meal çalışmasıdır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eTefsîr-i Mevâkib ve Abdülhamid Han\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e İsmail Ferruh Efendi'nin bu tefsiri, Sultan Abdülhamid Han döneminde Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri, Şeyhü'l-İslâm, Nakîbü'l-eşrâf gibi on üç kişilik bir heyetin tetkikinden geçmiştir. Eser, Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinde defalarca basılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eTefsîr-i Mevâkib'in ayırıcı özellikleri nelerdir?\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003eİçeriğinin sade, anlaşılır ve akıcı olmasıdır. Tefsîrde; kıssalar, nâsih-mensûh, hurûf-ı mukattaa, muhkem, müteşâbih gibi Kur'ân ilimleriyle alakalı geniş malumât bulunmaktadır. Tefsîr-i Mevâkib, Hem Yazıldığı Dönemde Tercih Edilen Muhtasar Bir Tefsîr Olması Hem de Muhtevası Bakından Tercüme\/Meâl Türüne Misal Teşkil Etmesi Bakımından Büyük ÖNEME Hâizdir. Eserin dili, yazildığı döneme tanıklık etmesi açısından, halkın anlayacağı, sade, akıcı bir üsluba sahiptir. Birçok basımı yapılmasıyla, o dönemin en çok tercih edilen meâllerinden biri haline gelmiştir.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eSemerkand Yayınları noten bir meâl-tefsir çalışması yayınlıyor?\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e Büyük Velî Merhum Şeyh Seyyid Abdülbaki el-Hüseynî [kuddise sirruhu] tarafından eserin günümüz Türkçesine kazandırılmasını tavsiye edilmesinin ardından ilmi bir heyet tarafından üç yıllık bir çal ışma sonucunda hazırlanıp, kazandırılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003e\u003cspan style=\"font-weight: bold;\"\u003eTeknik Özellikler;\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Sayfa Sayısı: 1.Cilt:744 - 2.Cilt: 733\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Size: 17 x 24 cm\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Size: 17.5 x 24.5 cm\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Dil: Turkçe\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Kapak Baskı: Yaldız\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Kapak: Sert Kapak Sıvama\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e İç Kağıt: Ivory\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Cilt: Bez Cilt\u003c\/div\u003e","brand":"Semerkand Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47697140678996,"sku":"AA-001.22.037","price":60.0,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0556\/3226\/5556\/files\/tefsir-i-mevakib-lila-vitrin.jpg?v=1723486765"},{"product_id":"kopie-von-tefsiri-mevakib-kurani-kerimin-meal-tefsiri-yesil","title":"Tefsiri Mevakib | Kuranı Kerimin Meal Tefsiri | Yesil","description":"\u003cp\u003e \u003cspan style=\"font-size: 12pt; font-weight: bold;\"\u003eTEFSİR-İ MEVAKİB | KUR'ÂN-I KERİM 'İN MEAL TEFSİRİ\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eAsli olduğu gibi muhafaza edilen tek mukaddes kitap: Kur'ân-ı Kerim\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e Kur'ân'ı Kerim indiği donemden günümüze kadar gençliğini ve tazeliğini muhafaza etmiştir. Çünkü o, İlâhî koruma altındadır. Peygamber'den (sav) sorarak öğrenmişler, daha sonra gelenler sahabeden, sonradan gelenler sahabeden öğrenenlerden öğrenmişler ve anlamaya çal ışmışlardır. You can also have a look at the birikimi ve geleneği günümüze aktarılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003e\u003cb\u003eKur'ân, mü'minler için rehber ve rahmettir.\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e Müslüman hayatın anlam ve amacını Kur'ân'dan öğrenmekte, söz ve eylemlerini de onun rehberliğinde şekillendirmektedir. Bunun için onun doğru bir şekilde anlaşılması gerekmektedir. Yüce Allah'ın kelami olan Kur'ân'ı, O'nun muradına uygun bir şekilde yorumlamaya çalışan tefsir ilmi de bu ihtiyacı karşılamayı amaçlamaktadır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eTefsir-Meal ilmi ve Tefsîr-i Mevâkib\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003eOsmanlı dönemi medreselerinde üzerinde önemle durularak öğretilen ilimlerin başında tefsir ilmi gelmektedir. Tefsir ilmine gösterilen bu özel ilginin neticesinde o dönemde çok sayıda müfessir yetişmiş ve birçok tefsir çalışması yapılmıştır. Tefsîr-i Mevâkib, İsmâil Ferruh Efendi (v. 1840) tarafından, Horasanlı müfessir, mutasavvıf ve şair Hüseyin Vâiz Kâşifî'nin (v. 910\/1504-1505) Mevâhib-i ʿAliyye adlı Farsça tefsirine, kısmî ilaveler and kısaltmalar yapmak suretiyle tercüme ettiği bir tefsir-meal çalışmasıdır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eTefsîr-i Mevâkib ve Abdülhamid Han\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e İsmail Ferruh Efendi'nin bu tefsiri, Sultan Abdülhamid Han döneminde Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri, Şeyhü'l-İslâm, Nakîbü'l-eşrâf gibi on üç kişilik bir heyetin tetkikinden geçmiştir. Eser, Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinde defalarca basılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eTefsîr-i Mevâkib'in ayırıcı özellikleri nelerdir?\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003eİçeriğinin sade, anlaşılır ve akıcı olmasıdır. Tefsîrde; kıssalar, nâsih-mensûh, hurûf-ı mukattaa, muhkem, müteşâbih gibi Kur'ân ilimleriyle alakalı geniş malumât bulunmaktadır. Tefsîr-i Mevâkib, Hem Yazıldığı Dönemde Tercih Edilen Muhtasar Bir Tefsîr Olması Hem de Muhtevası Bakından Tercüme\/Meâl Türüne Misal Teşkil Etmesi Bakımından Büyük ÖNEME Hâizdir. Eserin dili, yazildığı döneme tanıklık etmesi açısından, halkın anlayacağı, sade, akıcı bir üsluba sahiptir. Birçok basımı yapılmasıyla, o dönemin en çok tercih edilen meâllerinden biri haline gelmiştir.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003cb\u003eSemerkand Yayınları noten bir meâl-tefsir çalışması yayınlıyor?\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e Büyük Velî Merhum Şeyh Seyyid Abdülbaki el-Hüseynî [kuddise sirruhu] tarafından eserin günümüz Türkçesine kazandırılmasını tavsiye edilmesinin ardından ilmi bir heyet tarafından üç yıllık bir çal ışma sonucunda hazırlanıp, kazandırılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\n \u003cp\u003e\u003cspan style=\"font-weight: bold;\"\u003eTeknik Özellikler;\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Sayfa Sayısı: 1.Cilt:744 - 2.Cilt: 733\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Size: 17 x 24 cm\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Size: 17.5 x 24.5 cm\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Dil: Turkçe\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Kapak Baskı: Yaldız\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Kapak: Sert Kapak Sıvama\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e İç Kağıt: Ivory\u003c\/div\u003e\n\n\u003cdiv\u003e Cilt: Bez Cilt\u003c\/div\u003e","brand":"Semerkand Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47697143955796,"sku":"AA-001.22.038","price":60.0,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0556\/3226\/5556\/files\/tefsir-i-mevakib-yesil-vitrin.jpg?v=1723486765"},{"product_id":"tefsirul-munir-15-cilt-vehbe-zuhayli","title":"Tefsirul-Munir (15 Cilt) Vehbe Zuhayli","description":"\u003cp\u003e\u003cmeta charset=\"utf-8\"\u003e\u003cspan\u003eTefsîrü'l-Münîr, en son yazılan ve en kapsamlı tefsirdir. Her cildinde iki cüzün tefsiri bulunmakta olup bu özellik sadece bu tefsire aittir. Bu, eserden yararlanılmasını kolaylaştırması açısından son derece önemli bir yeniliktir.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cspan\u003eTefsir günümüz insana hitap eden bir üslûpla kaleme alınmıştır. Âyetler ilk önce konu başlığı verilerek bölümlere ayrılmış, ardından i'rab'ı, daha sonra sırasıyla araştırmacılar için son derece önemli olan belâgatı yapılmıştır. Kelime ve İbarelerin anlamı verilmiş, sonra sırasıyla âyetler arası ilişki, var ise nüzul sebebi, âyetlerin geniş bir şekilde tefsiri verilmiştir. Sonunda da maddeler halinde âyetlerden çıkan hüküm ve hikmetler sıralanmıştır. Tefsirde kullanılan bütün hadislerin ve rivâyetlerin sıhhat ve zayıflık dereceleri belirtilmiştir. Kur'ân'dan çıkan gündelik hayata yönelik bütün fıkhî hükümler teferruatlı bir şekilde ve fıkıh mezheplerinin görüşleri çerçevesinde ele alınmıştır. Müfessirin aynı zamanda bir fıkıhçı olması, bu tefsiri diğer tefsirlerden ayıran bir başka özelliktir. Müfessir Taberî, İbni Kesir, Kurtubî, Râzî, Menar, Zemahşerî gibi güvenilir tefsirlerden alıntılar yapmıştır. Bu yönüyle hem rivâyet hem dirâyet tefsiridir.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Risale Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52196500013396,"sku":null,"price":130.0,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0556\/3226\/5556\/files\/4868.jpg?v=1751547751"},{"product_id":"el-i̇htiyar-talilil-muhtar-tercumesi-5-cilt-takim-nuh","title":"El İhtiyar Talilil Muhtar Tercümesi 5 Cilt Takım NUH","description":"\u003cdiv\u003e\n\u003cspan\u003e\u003cstrong\u003eTercüme Heyeti : Ahmet Oğuz - Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı, \u003c\/strong\u003e\u003c\/span\u003e\u003cstrong\u003e Dr. Mustafa Bülent Dadaş - Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı, Tahir Ural - Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eTashih: \u003c\/strong\u003e\u003cspan\u003e\u003cstrong\u003eDr. Mehmet Canbulat - Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi, Mahmut Yurdakul, Mehmet Zeki Dinçarslan, Yunus Can\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003e\"El İhtiyâr”\u003c\/strong\u003e isimli bu \u003cstrong\u003ekitap\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong\u003eİslam \u003c\/strong\u003eâleminde büyük bir şöhrete haiz olduğu gibi, ülkemizde de ilim ehli tarafından benimsenmiş ve \u003cstrong\u003eHanefî mezhebinde\u003c\/strong\u003e haklı bir kabule mazhar olmuştur. \u003cstrong\u003eKitabın, orijinal dilinin Arapça\u003c\/strong\u003e olması ve fıkıh diliyle yazılmış olması, özellikle \u003cstrong\u003eArapçayı\u003c\/strong\u003e bilmeyen ya da bilse de\u003cstrong\u003e fıkıh ilmiyle\u003c\/strong\u003e özel olarak iştigal etmediği için anlamakta zorlanan kesimlerin bu hazineden mahrum kalması sonucunu doğurmuştur. Bu itibarla, ilim ehlinden himmet sahibi bir heyet, bu eksikliği telafi etmek üzere gayret göstererek \u003cstrong\u003ekitabı\u003c\/strong\u003e dilimize çevirmiştir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eTercümede\u003c\/strong\u003e, yanlış anlaşılmaya müsait olan yerler ile izaha ihtiyaç duyulan hususlarda gerek metin içinde gerekse dipnotlarla ilave bilgi verilmiştir. \u003cstrong\u003eTercümede\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003eorijinal metne\u003c\/strong\u003e azami ölçüde bağlı kalınmakla birlikte, meselelerin daha net anlaşılması için herkesin kolaylıkla anlayabileceği bir dil ve üslup kullanılmıştır. Dolayısıyla, genel olarak normal bir okuyucunun anlayacağı bir anlatım tarzı tercih edilmiştir. \u003cstrong\u003eTercümenin\u003c\/strong\u003e, bu özelliğiyle doğrudan \u003cstrong\u003eTürkçe çeviriye\u003c\/strong\u003e müracaat eden okuyuculara fayda sağlayacağı gibi, \u003cstrong\u003eArapça \u003c\/strong\u003ebilip de \u003cstrong\u003eorijinal metni çeviriyle\u003c\/strong\u003e karşılaştırarak okumak isteyenlere de faydalı olacağında kuşku yoktur.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eTanıtım Bülteninden\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eEl İhtiyar Li-Ta’lil-Muhtar\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eFıkıh İlmi, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe\u003c\/strong\u003e hazretlerinin tari­fiyle, kişinin, (amel ba­kımdan) lehinde ve aleyhin­de olan şeyleri bilmesinin adıdır. Bu yönüyle \u003cstrong\u003efıkıh ha­yatın\u003c\/strong\u003e tamamını kuşatmak­tadır. \u003cstrong\u003eFıkhın \u003c\/strong\u003ebir bölümünü teşkil eden ibadetlerle ilgili hükümlerin en azından temel esaslarının öğrenilmesi, her Müslüman için farzdır. Bunun yanında Müs­lüman bir tacirin, İslâm'ın ticaretle ilgili koymuş olduğu temel prensipleri; evlen­mek isteyen bir Müslümanın, evlilikle ilgili temel hükümleri, mirası taksim et­mek isteyen aile fertlerinin mirasla ilgili hükümleri okuyarak ya da sorup öğren­mesi gerekir. Buna göre hiçbir Müslüma­nın belli bir düzeyde de olsa fıkıh ilmin­den müstağni kalması mümkün değildir.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eİslâm'ın ilk dönemlerinden itibaren Müslümanlar, dini hükümleri ya bizzat iç­tihat ederek ya da sorup öğrenerek eldeetmişlerdir. İçtihat eden âlimlere müçtehit adı verilir, ilk dönem­den itibaren toplumun ço­ğunluğu, Kur'an'ın \u003cem\u003e\"Bilmi­yorsanız zikir ( \u003cstrong\u003eKitap \u003c\/strong\u003e) ehline sorun\" \u003c\/em\u003e(Nahl 16\/43; En­biya 21\/7) emrine uyarak dini konularda müçtehitlere sorarak buna göre amel edegelmişlerdir. İslâm tarihinde is­tisnalar bir tarafa bırakılacak olur­sa, Müslümanların tamamının içtihatla mükellef olduğunu, bir müçtehidi taklit etmek suretiyle dini yaşamanın yasak olduğunu benimseyen olmamıştır. Buna binaen müçtehitler, \u003cstrong\u003eEbû Hanîfe gibi mez­hep imamları\u003c\/strong\u003e döneminden itibaren ya doğrudan ya da öğrencileri vasıtasıyla en­gin anlayışları ile Kur'an ve Sünnetten çı­karttıkları hükümleri \u003cstrong\u003eyazarak kitap\u003c\/strong\u003e haline getirmişlerdir. İmam Şafiî'nin deyimiyle fıkıhta âdeta bütün âlimlerin üstadı olan \u003cstrong\u003eEbû Hanîfe hazretleri\u003c\/strong\u003e de kendi görüşlerini öğrencileri vasıtasıyla \u003cstrong\u003ekitaplaştırmış\u003c\/strong\u003e müçtehitlerdendir. Onun en güzide öğrenci­lerinden biri olan İmam Muhammed bin Hasen eş-Şeybânî (v. 189\/805), hocası Ebû Hanîfe ve ders arkadaşları olan Ebû Yûsuf'un kimi zaman da Ebû Hanîfe'nin seçkin talebelerinden İmam Züfer'in gö­rüşlerini bir araya getirerek sonraki dö­nem \u003cstrong\u003eHanefi kitaplarının\u003c\/strong\u003e temel kaynağı olan eserlerini vücuda getirmiştir.\u003c\/span\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cdiv\u003e\n\u003cspan\u003e \u003cbr\u003eİmam Muhammed'in telif etmiş olduğu \u003cstrong\u003ekitaplardan\u003c\/strong\u003e \"zâhirurrivâye\" diye bilinen ve mezhepte en güvenilir görüşleri bir araya geti­ren; el-AsI (el-Mebsût), el-Câmi'u's-sağîr, el-Câmi'u'l-kebîr, ez-Ziyâdât, es-Siyerü'l-kebîr ve es-Siyerü's-sağîr adlı altı \u003cstrong\u003ekitap\u003c\/strong\u003e, özellikle de hicri üçün­cü asırda ilim talebelerinin ezberlemesi ve temel görüşle ri hatırlatması amacıyla özetlen­miş, sonraki asırlarda ise yapılan bu özetler farklı üsluplarla şerh edilmiştir. Bu alanda yazılan \u003cstrong\u003emuhtasar kitaplardan\u003c\/strong\u003e dör­dü üslubu ve mezhebin temel görüşlerini en sağlıklı bir şekilde yansıtmış olması bakımından mezhep âlimleri tarafından özellikle benimsenmiştir. Mutûn-i erbaa (dört metin) olarak bilinen bu \u003cstrong\u003emuhtasar kitaplardan\u003c\/strong\u003e birisi de \u003cstrong\u003eAbdullah bin Mahmud el Mevsili\u003c\/strong\u003e tarafından kaleme alınan \u003cstrong\u003eel-Muhtâr adlı kitaptır.\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003eMevsıli bu kitabında\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003emezhebin\u003c\/strong\u003e kurucu imamı olan \u003cstrong\u003eEbû Hanîfe hazretlerinin\u003c\/strong\u003e görüşleri­ni bir araya getirmiştir. \u003cstrong\u003eMuhtar\u003c\/strong\u003e kaleme alındığı günden itibaren ilim camiasında haklı bir şöhrete kavuşmuş, üzerine pek çok şerh yazılmıştır. Bu \u003cstrong\u003eşerhlerden\u003c\/strong\u003e biri de bizzat metnin yazarı olan \u003cstrong\u003eMevsılî\u003c\/strong\u003e'nin ken­di şerhidir. \u003cstrong\u003eMevsılî, El-İhtiyâr\u003c\/strong\u003e adını verdiği bu \u003cstrong\u003eşerhinde\u003c\/strong\u003e metinde yer verdiği görüşle­rin gerekçelerini yazmış, Ebû Hanîfe'nin öğrencileri olan Ebû Yûsuf, imam Muham­med ve Züfer'in görüşlerini de ilave ede­rek mezhep içi tartışmalara gayet özlü bir şekilde değinmiştir. \u003cstrong\u003eEl-İhtiyâr\u003c\/strong\u003e, tıpkı metni \u003cstrong\u003eel-Muhtâr\u003c\/strong\u003e gibi islâm âleminde bü­yük bir şöhreti haiz olmuştur. Bu şöhrete binaen \u003cstrong\u003ekitap \u003c\/strong\u003epek çok ilim ehli tarafından tahkik edilmiş ve yayınlanmıştır.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eEl ihtiyâr\u003c\/strong\u003e, ülkemizde de ilim ehli tarafından benim­senmiş, \u003cstrong\u003eHanefî \u003cem\u003em\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e\u003cem\u003eezhebinde \u003c\/em\u003eyazılmış diğer \u003cstrong\u003ekitapların\u003c\/strong\u003e edi­nemediği bir kabule mazhar ol­muştur. \u003cstrong\u003eKitabın,\u003c\/strong\u003e orijinal dilinin \u003cstrong\u003eArapça\u003c\/strong\u003e olması ve üst düzey teknik bir dil kulla­nılarak kaleme alınmış olması, \u003cstrong\u003eArapçayı\u003c\/strong\u003e bilmeyen ya da bilse dahi \u003cstrong\u003efıkıh ilmiyle\u003c\/strong\u003e özel olarak iştigal etmediği için anlamakta zorlanan kesimlerin bu hazineden mah­rum olması sonucunu doğurmuştur. Bu itibarla, ilim ehlinden himmet sahibi bazı kimseler, bu eksikliği telafi etmek üzere gayret göstererek \u003cstrong\u003ekitabı\u003c\/strong\u003e dilimize çevirmiş­tir. Ancak burada şunu ifade etmek gere­kir ki, özellikle de \u003cstrong\u003efıkıh \u003c\/strong\u003eve \u003cstrong\u003eusul-i fıkıha\u003c\/strong\u003e ait kavramları, diğer dillere aktarmanın zor­luğu bir yana, bu eserlerin, çoğu defa ancak fıkıhla iştigal eden kimselerin anlayıp kavrayabileceği bilgileri ihtiva etmesi se­bebiyle \u003cstrong\u003etercüme\u003c\/strong\u003e edilmesi bir takım sıkın­tıları da beraberinde getirmiştir. Nitekim bu zorluğu dikkate alarak bazı ilim adam­ları temel kaynak sayılan bu tür \u003cstrong\u003ekitapların tercüme\u003c\/strong\u003e edilmesine pek sıcak bakmamış ve \u003cstrong\u003etercümelerin\u003c\/strong\u003e yol açacağı bir takım za­rarlardan söz etmiştir. Kanaatimizce söz konusu ilim ehlinin bütünüyle haksız ol­duğu da söylenemez. Bununla birlikte en azından bazı temel eserlerin \u003cstrong\u003etercüme\u003c\/strong\u003e edilmesi bir takım riskleri taşısa da faydası zararından daha fazladır. Elimizdeki \u003cstrong\u003eter­cüme \u003c\/strong\u003ede bu mülahazalarla ortaya çıkmıştır.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eBu çalışmada, \u003cstrong\u003eel-İhtiyâr gibi Hanefî\u003c\/strong\u003e fıkhında kaleme alınmış en güzide eserlerinden birinin \u003cstrong\u003etercüme \u003c\/strong\u003eedildiği hiçbir şe­kilde hatırdan çıkartılmamış, imkân dâhilinde \u003cstrong\u003etercümenin\u003c\/strong\u003e ortaya çıkartacağı sıkıntıları aşma gayreti elden bırakılma­mıştır. Buna binaen, özellikle de yanlış anlaşılmaya müsait gerekli yerlerde ya da izaha ihtiyaç olduğu mülahaza edilen hükümlerde mutlaka dipnot şeklinde ila­ve bilgiler verilmiştir. \u003cstrong\u003eTercümede orijinal\u003c\/strong\u003e metne azami ölçüde bağlı kalınmakla bir­likte, mananın daha net ve anlaşılır ifade­lerle anlatılması daha çok önemsenmiştir. Genel olarak normal bir okuyucunun an­layacağı bir anlatım tarzı tercih edilmiştir. \u003cstrong\u003eTercüme\u003c\/strong\u003e, bu özelliğiyle doğrudan \u003cstrong\u003eTürkçe çeviriye\u003c\/strong\u003e müracaat eden okuyucuya fayda sağlayacağı gibi, Arapça bilen ve \u003cstrong\u003eorijinal metinle çeviriyi\u003c\/strong\u003e karşılaştırarak \u003cstrong\u003eokuyacak\u003c\/strong\u003e olanlara da fayda sağlayacaktır. Anlatım üslubunda tercih edilen bu metodun ya­nında, çeviriyi eserin diğer \u003cstrong\u003eçevirilerinden\u003c\/strong\u003e ayırt edecek aşağıdaki hususlara da yer verilmiştir:\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003e1.Kitapta\u003c\/strong\u003e hükümlerin gerekçeleri olarak zikredilen hadis-i şeriflerin asli kaynaklardaki yeri gösterilmiştir. Teknik tabiriyle \"tahrîç\" denilen bu iş­lem yapılırken çalışmanın bir \u003cstrong\u003etercüme\u003c\/strong\u003e olduğu dikkate alı­narak abartıya gidilmemiş, imkân dâhilinde ümmetin  nezdinde büyük bir kabu­le mazhar olan en sahih kaynaklar zikredilmekle yetinilmiştir. \u003cstrong\u003eEl-İhtiyar'da\u003c\/strong\u003e geçen hadis-i şerifler genel itibarıyla diğer \u003cstrong\u003eHanefî kitaplarında\u003c\/strong\u003e da yer aldığı için hadislerin kaynakları hususunda daha geniş bilgiye sahip olmak isteyen okuyu­culara Cemâlüddîn ez-Zeylaî'nin muhte­şem eseri \"Nasbur'rrâye\"ye müracaat etmeleri tavsiye edilir.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e2.\u003cstrong\u003eEl-İhtiyâr'ın\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003eyayımlanmış orijinal metinlerinde\u003c\/strong\u003e kimi zaman basımından kaynaklanan bir takım problemler gözlemlenmiştir. Örneğin; harf ya da kelime hatası, vaktiyle müstensihlerin dikkatsizliği sebebiyle kelime ve kelimelerin düşmüş olması ya da muhakkiklerden kaynaklanan kimi hatalar bunlardan bazıla­rıdır. Bu tür hataların \u003cstrong\u003etercümeye \u003c\/strong\u003eolumsuz etkisinden korunmak için \u003cstrong\u003ekitabın\u003c\/strong\u003e yazma nüshaları da dâhil diğer nüshalarına ve Çîvîzâde'nin \u003cstrong\u003eel-Muhtâr\u003c\/strong\u003e üzerine yazmış olduğu şerhe müracaat edilmiştir. Ayrıca söz konusu hatalardan kimisinin telafisi için \u003cstrong\u003eHanefî mezhebinde\u003c\/strong\u003e telif edilmiş di­ğer kaynak eserlere bakılmış ve olası ha­taların önüne geçilmeye çalışılmıştır.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003e3. Kitapta\u003c\/strong\u003e ismi geçen bazı âlimlerle bunların eserleri hakkında imkân dâhilinde izahlar yapıl­mıştır.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eTercümede \u003c\/strong\u003eriayet edi­len yukarıdaki hususları arz ettikten sonra burada oku­yucu için önemli olduğunu düşündüğümüz bir noktaya işaret etmenin faydalı olacağını mülahaza ediyoruz.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eBilindiği gibi \u003cstrong\u003efıkıh ilminin\u003c\/strong\u003e temel kay­nakları diğer İslâmî ilimlerde olduğu gibi Allah'ın \u003cstrong\u003ekitabı\u003c\/strong\u003e Kur'an-ı Kerîm ve Hz. Peygamber'in SAV söz, fiil ve takrirlerini ih­tiva eden hadis-i şerifleridir. İcmâ, kıyas ve diğer şer'î deliller meşruiyetini bu iki kaynaktan alır. Tabiatı itibarıyla \u003cstrong\u003efıkıh,\u003c\/strong\u003e ken­di bünyesinde değişmez hükümleri barın­dırdığı gibi, zaman ve şartların değişmesi ile değişebilen hükümleri de barındır­maktadır. Nitekim \u003cstrong\u003efıkıh kitaplarının\u003c\/strong\u003e özel­likle de bey', icâre vb. muamelatla alakalı bölümlerinde yer alan bazı hükümler, örf gibi değişebilen esaslara dayandırılmıştır. Gerek örf ve âdete dayanan hükümler ge­rekse, zaruret, umumu'l-belvâ, siyaset-i şer'iyye veya maslahata dayandırılan hü­kümler hükmün mesnedi olan örfün de­ğişmesi ya da zaruret ve umumu'l-belvâ halinin sona ermesi ile değişebilmektedir. Ayrıca bazı meseleler var ki, bunlar doğru­dan dini nitelikli olmayıp o günün tıp veya diğer bilimlerine dayanılarak ortaya ko­nulmuştur. Dolayısıyla, eserde bu günün bilimsel verilerine aykırı düşen bu hususlarla karşılaşıldığında bun­lar yadırganmamalı ve bunlar sebebiyle dönemin âlimle­ri suçlanmamalıdır. Haliyle \u003cstrong\u003efıkıh kitaplarında\u003c\/strong\u003e yer alan hükümleri mesnetleri bakı­mından böyle bir ayrıma tabi tutmak, ancak bu ilimle ciddi bir şekilde uğraşan hatta ömrünü bu ilme adayan kimseler için müm­kün olabilmektedir. Ayrıca fıkıh ve usûl-i \u003cstrong\u003efıkıh\u003c\/strong\u003e gibi ilimler, sadece ilgili \u003cstrong\u003ekitaplara\u003c\/strong\u003e mü­racaat ederek öğrenilebilecek ilimlerden olmayıp mutlaka bir üstadın ders halka­sında bulunmakla tahsil edilebilecek ilim­lerdendir. Bu nedenle herhangi bir \u003cstrong\u003efıkıh kitabının\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003eçevirisine\u003c\/strong\u003e bakarak ya da \u003cstrong\u003efıkıh \u003c\/strong\u003etedrisatı yapılmamışsa, eserin Arapça ori­jinaline müracaat ederek \u003cstrong\u003efetva\u003c\/strong\u003e vermeye kalkışmak doğru olmaz.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eNitekim günü­müzde örneklerine çokça rastladığımız gibi, \u003cstrong\u003eİslâm \u003c\/strong\u003etarihinde de şaz sayılabilecek görüşleri dillendiren ve asırlardır kabul edilmiş temel görüşlere muhalefet eden kişilere bakıldığında bunların bir üstat­tan değil de daha çok hocasız bir okuma yaparak ilim tahsil ettiklerini görebiliriz. Bu hususa işaret eden büyük fakih Ebû İshâk eş-Şâtibî (v. 790\/1388), ilmine ve fetvasına güvenilebilecek âlimlerin özel­liklerini sayarken mutlaka bir hoca ted­risatında ilim elde etmenin gerekliliğine vurgu yapmış, bu metodu takip etmeyen­lerin daima şaz görüşlere sahip oldukla­rını dile getirerek bu tür âlimlere örnek olarak da İbnHazm ez-Zâhirîyi (v. 456\/1064) vermiştir.\u003csup\u003e1\u003c\/sup\u003e\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e \u003cbr\u003eSonuç olarak elimizdeki \u003cstrong\u003ekitabı \u003c\/strong\u003eyuka­rıda zikredilen hassasiyetlere riayet ede­rek okumanın gerekli olduğunu düşün­mekteyiz. Bu tür bir okumanın da gerek farz-ı ayn sayılan malumatları öğrenmek isteyenlere gerekse fıkıh ilmi tahsil et­mek isteyen okuyuculara fayda sağlaya­cağını ümit ediyoruz. \u003cstrong\u003e( \u003c\/strong\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan\u003e\u003cstrong\u003eKitap El İhtiyar Talilil Muhtar Tercümesi, Abdullah bin Mahmud el-Mevsili, Nuh Yayınları, Tercüme Ahmet Oğuz, Mustafa Bülent Dadaş, Tahir Tural, 5 cilt takım, Özel Kutulu, Yayın Yılı 2017\u003c\/strong\u003e )\u003c\/span\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"nuh yayin","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52196527702356,"sku":null,"price":80.0,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0556\/3226\/5556\/files\/TPVFMMKIAG8720179441_muallim-nesriyat-el-ihtiyar-5-cilt_7bcb34b6-cc43-4ae2-838c-46e8768b2125.jpg?v=1751548237"}],"url":"https:\/\/semerkandbooks.com\/en-nl\/collections\/tefsi%cc%87ri%cc%87-mevaki%cc%87b.oembed","provider":"SemerkandBooks","version":"1.0","type":"link"}